Bipolar Bozukluk Toplumsal Yaşama Katılmaya Engel Değildir!

9 Eylül 2019

psikiyatri.org.tr / 

Bipolar bozukluğu olan kişilerde sınırlı dönemler içinde ruhsal bozukluk belirtileri olur. Bu dönemler dışında ruhsal durum ve genel işlevsellikleri toplumun genelinden farklı olmayabilir. Uygun tedavi ve izlemle bu dönemlerin yinelemelerinin önüne geçilebilmesi, belirtilerin hızlıca yatışması mümkün olabilmektedir. Diğer ruhsal sorunlarda olduğu gibi, bipolar bozuklukta da sadece tanı konulduğunun bilinmesi, kişiyle ilgili tüm özelliklerin bilinebileceği anlamına gelmez. Bipolar bozukluğu olan kişinin iş görebilme kapasitesi benzerlerinden farksız olabileceği gibi, dönem dönem veya sürekli olarak daha kötü olabilir. Bu işlev bozuklukları sadece belirli alanlarda olabilir. Belirtilerin yinelememesi için çalışma düzeniyle ilgili tedbir amaçlı düzenlemeler gerekebilir. Kişinin bipolar bozukluğu olması onu diğerlerinden daha tehlikeli veya tekinsiz kılmaz. Bunların tümü, kişi özelinde yapılacak değerlendirmelerle bilinebilecek özelliklerdir. Sadece bipolar bozukluğu olduğu için kişilerin toplumsal hayata katılmaktan, eğitim ve çalışma imkanlarından alıkonulması gerekli olmadığı gibi bu durum önemli bir hak ihlalidir. Bu yönde v

17 Mayıs 2019

Uzm.Dr. Senem TURAN - Antalya Kolejinde Öğrencilere Ergenlik Semineri 1 Antalya Koleji Konyaaltı Kampüsü Ortaokul 6. sınıf öğrencilerine, Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzm. Dr. Senem Turan tarafından “Bana Neler Oluyor” konulu seminer verildi. Kızlara ve erkeklere yönelik ayrı ayrı yapılan ergenlik semineri sonunda öğrenciler merak ettikleri konular hakkında sorular sordu.   Uzm.Dr. Senem TURAN - Antalya Kolejinde Öğrencilere Ergenlik Semineri 2 Uzm.Dr. Senem TURAN - Antalya Kolejinde Öğrencilere Ergenlik Semineri 3

,
27 Aralık 2017
antalya-cocuk-psikolog-psikiyatri-13

Uzm.Dr. Senem Turan 07 Haber TV’de Canlı Yayında

26 Kasım 2017
antalya-cocuk-psikolog-psikiyatri-11
Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. Senem Turan  İSTEK Antalya Yeditepe Koleji Konyaaltı Kampüsü Ortaokul 6. ve 7. sınıf öğrencilerine, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. Senem Turan tarafından ‘Ergenlik’ eğitim semineri verildi. Seminerde, ergenlikte fiziksel, duygusal, zihinsel ve sosyal gelişim aşamaları İSTEK’li öğrencilere etkili örneklerle anlatıldı. Seminer bitiminde öğrenciler merak ettikleri soruları Uzman Dr. Senem Turan’a sorarak konu ile ilgili doğru bilgilere ulaşma fırsatı buldu.

İSTEK’li Öğrenciler Ergenlik Seminerine Katıldı 4 İSTEK’li Öğrenciler Ergenlik Seminerine Katıldı 5

15 Eylül 2017
antalya-cocuk-psikolog-psikiyatri-10

Dünyada gelişim döneminin özelliklerine göre nesillere özel isimler verilmektedir. ‘’ X NESLİ’’ 1961-1981 yılları arasında doğanlar için kullanılırken, ‘’ Y NESLİ ‘’ terimi 1981 ile 2000 yılları arasında doğanlar için kullanılmaktadır. X ve Y neslini takiben ‘’ Z nesli’’ ise 1990 sonları ile 2012 yılları arasında doğanları kapsamaktadır. Bu nesile aynı zamanda ‘’internet nesli’’ de denilmektedir. Z nesli X neslinin çocuklarıdır. Yeni sessiz nesil olarak da anılan bu nesil, sabırsız ve anlık zihne sahip, kendinden önceki neslin hırslarına sahip olmayan, içe kapanık, ‘’ gerçek insanlar’’la vakit geçirmekten pek hoşlanmayan olarak tanımlanırlar. Daha çok tüketim odaklı oldukları ve önceki nesilden farklı olarak kitap okumaktan hoşlanmadıkları ve sosyokültürel etkinliklere pek ilgi göstermedikleri söylenebilir. Z nesli daha çok bireysel takıldıkları belirtilmektedir. İnternet gençliği interneti yoğun biçimde kullanan ( oyun oynama, sohbet etme, arkadaşları ile iletişim kurma, yalnızlığını giderme, ) ve yaşamında internetin önemli bir yere sahip olduğunu düşünen ergenlerdir. İnternet gençliğinin özellikleri arasında şunlar vardır:

  1. İnternetin oyun ve eğlence aracı olarak görülmesi
  2. Kendisi ile hemfikir olduğunu düşündüğü kişi

4 Mayıs 2017
antalya-cocuk-psikolog-psikiyatri-9

    Yaşamımız boyunca, bizi strese ya da sıkıntıya sokan pek çok olayla karşılaşırız. Sınavlar da bunun en güzel örneklerinden. Okula başladığımızdan beri sınavlar hayatımızın ayrılmaz parçası. Sınavlar neyi ne kadar öğrendiğimizin aynasıdır aslında ve bizim eksik olan bilgilerimizi tamamlamamız için bir fırsat sağlar. Ancak uzun yıllardır ne yazık ki sınavlar bu işlevlerinden oldukça uzak anlamlar taşımakta bireyler için. Başarılı -başarısız, değerli -değersiz, zeki ya da değil vb pek çok sıfatı içinde barındırarak her yaştan kişiyi etiketlemek için kullanılır durumda. Sınavlar bizim genel olarak nasıl olduğumuzu göstermez sadece öğrendiğimiz ya da çalıştığımız konu ile ilgili bilgi verir. Yani sınav sonuçları biz değilizdir.     Bazen sınavlar sonucunda elde ettiğimiz notlar o kadar önemli hale gelir ki sanki sınavların sonuçları biz oluruz. Bu da sınavlara gereğinden fazla anlam yüklememize ve kendi üzerimizde baskı yaratmamıza sebep olur. Bu baskı bazen öylesine artar ki sınavda yapabilecekken bile yapamaz duruma getirir, ruhsal ve fiziksel iyilik halimizi hatta aile ilişkilerimizi etkiler hale gelir. Sınavla ile ilgili düşüncelerimiz onu canavara dönüştürür.. Örneğin, sınava hazırlanırken ne kada

16 Ekim 2016

Uzman Doktor Senem Turan , Muayenehanesi